Alt Ekstremite Rotasyon Deformiteleri: Nedenleri ve Tedavisi

Alt Ekstremite Rotasyon Deformiteleri: Nedenleri ve Tedavisi

Alt Ekstremite Rotasyon Deformiteleri: Nedenleri ve Tedavisi

Alt ekstremite rotasyon deformiteleri, kalça, uyluk (femur) veya kaval (tibia) kemiklerinin kendi eksenleri etrafında normalden farklı bir açıda dönmesi sonucu ortaya çıkan ortopedik bir sorundur. Bu durum, kişinin yürüme paternini, ayak basış şeklini ve eklem mekaniğini doğrudan etkileyebilir. Özellikle çocukluk çağında "içe basma" veya "dışa basma" şikayetleriyle fark edilen bu deformiteler, tedavi edilmediğinde erişkinlik döneminde eklem kireçlenmesi ve kronik ağrılara zemin hazırlayabilir.

Alt ekstremite rotasyon deformiteleri tanısı konulan hastalarda, sorunun kaynağının doğru tespit edilmesi tedavinin başarısı için kritiktir. Kemiksel bir dönüklük mü yoksa yumuşak doku kaynaklı bir sorun mu olduğunun ayrımı, detaylı klinik ve radyolojik incelemelerle yapılır. Bu makalede, bacaklardaki dönme bozukluklarının nedenleri, tanı yöntemleri ve güncel tedavi seçenekleri bilimsel veriler ışığında ele alınacaktır.

Alt Ekstremite Rotasyon Deformiteleri Nedir?

Alt ekstremite rotasyon deformiteleri, bacak kemiklerinin transvers (yatay) düzlemde anatomik eksenlerinden sapmasıdır. Normal gelişim sürecinde, çocukların bacak kemikleri belirli bir rotasyonel değişim geçirir. Ancak bu değişimin normal sınırların dışında kalması veya asimetrik olması patolojik bir durum olarak değerlendirilir. En sık karşılaşılan türleri femoral anteversiyon (uyluk kemiğinin içe dönüklüğü) ve tibial torsiyon (kaval kemiğinin içe veya dışa dönüklüğü) durumlarıdır.

Bu deformiteler sadece estetik bir kaygı yaratmakla kalmaz, aynı zamanda biyomekanik sorunlara da yol açar. Kalça ve diz eklemi üzerindeki yük dağılımının bozulması, zamanla eklem yüzeylerinde aşınmaya neden olabilir.

Bacakta Dönme Bozukluğu ve İçe Basarak Yürüme Nedenleri

Bacakta dönme bozukluğu, doğumsal (konjenital) faktörlerden kaynaklanabileceği gibi gelişimsel süreçte de ortaya çıkabilir. Anne karnındaki pozisyon (intrauterin sıkışma), genetik yatkınlık ve nöromusküler hastalıklar bu deformitelerin temel nedenleri arasındadır. Özellikle serebral palsi gibi kas tonusunu etkileyen durumlarda, kasların kemikler üzerindeki dengesiz çekme kuvveti rotasyonel bozuklukları tetikleyebilir.

İçe basarak yürüme (in-toeing), ebeveynlerin en sık başvuru nedenlerinden biridir. Bu durum genellikle üç ana nedenden kaynaklanır: ayakta metatarsus adduktus, kaval kemiğinde içe dönüklük (internal tibial torsiyon) veya uyluk kemiğinde aşırı içe dönüklük (artmış femoral anteversiyon). Konuyla ilgili daha detaylı bilgi için çocuklarda alt ekstremite deformiteleri sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Ayrıca, D vitamini eksikliği veya raşitizm gibi metabolik hastalıklar da kemik gelişimini olumsuz etkileyerek deformitelere zemin hazırlayabilir. Bu tür durumlarda kemik gelişim bozuklukları çocuklarda erken teşhis edilip tedavi edilmezse, kemiklerdeki dönme kalıcı hale gelebilir.

Rotasyonel Profil Analizi ve Tanı Süreci

Doğru tanı için kapsamlı bir fizik muayene şarttır. Hekim, hastanın yürüyüşünü gözlemler ve "rotasyonel profil analizi" adı verilen bir dizi ölçüm yapar. Bu analizde kalça rotasyon açıları, uyluk-ayak açısı ve ayak şekli değerlendirilir. Hastanın yüzüstü yatar pozisyonda yapılan muayenesi, femoral anteversiyon ve tibial torsiyon derecesini belirlemede önemli veriler sunar.

Fizik muayenenin yanı sıra, deformitenin tam derecesini ve kemik anatomisini netleştirmek için radyolojik görüntüleme yöntemlerine başvurulur. Özellikle Bilgisayarlı Tomografi (BT), kemiklerin transvers kesitlerini göstererek rotasyon açılarının milimetrik olarak ölçülmesine olanak tanır. Bu ölçümler, cerrahi planlamanın temelini oluşturur.

Tedavi Seçenekleri: Cerrahi ve Cerrahi Dışı Yöntemler

Tedavi yaklaşımı, hastanın yaşına, deformitenin şiddetine ve semptomların günlük yaşamı ne kadar etkilediğine göre belirlenir. Çocukluk çağındaki hafif rotasyonel deformitelerin bir kısmı, büyüme ile birlikte kendiliğinden düzelebilir (spontan rezolüsyon). Bu süreçte düzenli takip ve ailenin bilgilendirilmesi yeterli olabilir.

Cerrahi dışı yöntemler arasında özel egzersiz programları, oturma alışkanlıklarının düzenlenmesi (örneğin "W" oturuşunun engellenmesi) ve nadiren ortez kullanımı yer alır. Ancak literatür, ayakkabı modifikasyonlarının veya atellerin kemiksel rotasyonu düzeltmedeki etkisinin sınırlı olduğunu göstermektedir.

Erişkin hastalarda veya düzelmeyen şiddetli pediatrik vakalarda cerrahi müdahale gündeme gelir. Cerrahi kararında ağrı, sık düşme, yürüme güçlüğü ve kozmetik kaygılar etkili olur. Eklem sağlığını korumak adına, eklem koruyucu cerrahiler kapsamında değerlendirilen düzeltici işlemler, ileride gelişebilecek kireçlenmeleri önlemeyi amaçlar.

Alt Ekstremite Deformite Cerrahisinde Kullanılan Teknikler

Cerrahi tedavinin temel amacı, kemiğin anatomik eksenini düzelterek eklemlerin uyumlu çalışmasını sağlamaktır. Bu amaçla en sık uygulanan yöntem "derotasyon osteotomisi"dir. Bu işlemde kemik kontrollü bir şekilde kesilir, olması gereken açıya döndürülür ve plak-vida, intramedüller çivi veya eksternal fiksatörler ile tespit edilir.

Kompleks vakalarda veya boy eşitsizliğinin eşlik ettiği durumlarda, alt ekstremite deformite cerrahisi teknikleri ile kemik uzatma cerrahisi kombine edilebilir. İlizarov veya bilgisayar destekli eksternal fiksatörler (hexapod sistemler), hem rotasyonu düzeltip hem de kemiği uzatma imkanı sunar.

Ameliyat Sonrası Rehabilitasyon ve İyileşme Süreci

Cerrahi sonrası iyileşme süreci, uygulanan tekniğe ve hastanın biyolojik yapısına göre değişir. Genellikle ameliyatın ertesi günü hasta mobilize edilir, ancak kemik kaynaması tamamlanana kadar tam yük vermeden yürümesi istenebilir. Bu süreçte koltuk değneği veya yürüteç desteği kullanılır.

Rehabilitasyon programı, eklem hareket açıklığını korumayı ve kas gücünü artırmayı hedefler. Cerrahi sonrası rehabilitasyon sürecinin profesyonel fizyoterapistler eşliğinde yürütülmesi, hastanın normal yaşantısına dönüşünü hızlandırır. Kemik iyileşmesi radyolojik olarak teyit edildikten sonra (genellikle 6-12 hafta), hasta kademeli olarak spora ve tam aktiviteye dönebilir.

Komplikasyonlar ve Takip Süreci

Her cerrahi girişimde olduğu gibi, rotasyonel deformite ameliyatlarında da bazı riskler mevcuttur. Enfeksiyon, sinir hasarı veya damar yaralanması nadir de olsa görülebilir. Kemik iyileşmesiyle ilgili sorunlar, özellikle sigara içen veya metabolik hastalığı olan bireylerde daha sık karşılaşılan bir durumdur.

Kemiklerin beklenen sürede kaynamaması veya yanlış pozisyonda kaynaması durumunda revizyon cerrahileri gerekebilir. Bu tür komplikasyonların yönetimi hakkında yanlış kaynama cerrahisi sayfamızdan bilgi alabilirsiniz. Ayrıca, iyileşmeyi desteklemek için kaynamayan kırıkların tedavisi kapsamında uygulanan biyolojik yöntemler de seçenekler arasındadır. Düzenli hekim kontrolü ve radyolojik takip, olası komplikasyonların erken fark edilmesi ve yönetilmesi açısından büyük önem taşır.

Bu içerikte yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. İçerikler, bireysel tanı, tedavi veya yönlendirme yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri yalnızca yüz yüze hekim muayenesi sonrasında planlanmalıdır. Her hastanın klinik durumu farklı olduğundan, uygulanan cerrahi veya cerrahi dışı yöntemler kişiye göre değişkenlik gösterebilir. İçeriklerde yer alan bilgiler, mevcut bilimsel kaynaklar ve güncel tıbbi yaklaşımlar doğrultusunda hazırlanmıştır.

FAQ

Sık Sorulan Sorular

Alt ekstremite rotasyon deformiteleri, bacak kemiklerinin (femur veya tibia) kendi ekseni etrafında anormal şekilde dönmesi durumudur. Bu durum, genellikle çocukluk çağında fark edilir ve yürüme şeklinde bozukluklara yol açabilir.

Bu deformiteler genellikle doğuştan gelir veya büyüme çağındaki gelişimsel faktörlere bağlıdır. Kemiklerin anne karnındaki pozisyonu veya genetik yatkınlıklar gibi çeşitli nedenler etkili olabilir.

Evet, içe basarak yürüme (in-toeing gait), sıklıkla uyluk veya kaval kemiğindeki içe doğru dönme (femoral anteversiyon veya tibial torsiyon) gibi rotasyon deformitelerinin bir belirtisi olabilir. Bu durum, yürüme paternini etkileyerek düşmelere yol açabilir.

Teşhis genellikle fizik muayene, detaylı bir yürüme analizi ve özel radyografik görüntüleme yöntemleri (bilgisayarlı tomografi gibi) ile konulur. Uzman bir ortopedi doktoru tarafından değerlendirme önemlidir.

Tedavi, deformitenin derecesine ve hastanın yaşına bağlı olarak değişir. Hafif vakalarda izlem ve fizik tedavi önerilebilirken, şiddetli veya semptomatik durumlarda kemiğin düzeltilmesini amaçlayan cerrahi (osteotomi) düşünülebilir. Herhangi bir tedavi kararı için mutlaka bir uzman hekime danışılmalıdır.