Kalça Ekleminde Artroz: Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Kalça Ekleminde Artroz: Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Kalça Ekleminde Artroz: Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Kalça ekleminde artroz, eklem kıkırdağının zamanla aşınması ve hasar görmesi ile karakterize kronik bir dejeneratif hastalıktır. Bu durum, eklem yüzeylerinin normal yapı ve fonksiyonunu yitirerek ağrı, hareket kısıtlılığı ve yaşam kalitesinde azalmaya yol açar. Ortopedi ve Travmatoloji alanında uzman olan Prof. Dr. Halil İbrahim Balcı, kalça artrozu konusunda deneyimlerini ve güncel tedavi yaklaşımlarını paylaşmaktadır.

Kalça ekleminde artrozun temel nedeni, eklem kıkırdağının yıpranmasıdır. Normalde, kıkırdak dokusu eklem yüzeylerinin sürtünmesini azaltır ve yük taşıma özelliği sağlar. Ancak yaşlanma, eklem travmaları, genetik yatkınlık, obezite ve bazı metabolik hastalıklar kıkırdağın bozulmasına neden olabilir. Bu sürecin ilerlemesiyle kemik uçlarında şekil bozuklukları ve osteofit oluşumu gözlenir.

Kalça artrozunun belirtileri genellikle yavaş gelişir. İlk aşamalarda hastalar özellikle uzun yürüyüş veya merdiven çıkma sonrası kalçada ağrı ve sertlik hissederler. Ağrı bazen kasık bölgesine ve uyluğun ön yüzüne yayılabilir. Hastalık ilerledikçe ağrı dinlenme halinde ve gece bile devam eder. Kalça hareketleri kısıtlanır, özellikle içe ve dışa döndürme hareketlerinde zorluk artar. Eklemin sertliği ve hareket kısıtlılığı günlük aktiviteleri ciddi şekilde etkileyebilir.

Tanı sürecinde ayrıntılı fizik inceleme ve hastanın anamnezi önemlidir. Röntgen grafileri hastalığın evresini değerlendirmede temel yöntemdir; eklem aralığında daralma, kemik çıkıntıları (osteofitler) ve subkondral skleroz görünür. Gerekirse manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ile yumuşak dokular, kıkırdak ve çevre yapıların durumu da incelenir.

Kalça artrozu tedavisinde öncelik hastanın yaşam kalitesini artırmak ve ağrıyı azaltmaktır. Tedavi seçenekleri iki ana gruba ayrılır: konservatif ve cerrahi tedaviler.

Konservatif tedavi yaklaşımı yaşam tarzı değişikliklerini, ilaç tedavisini ve fizik tedaviyi içerir. Hastalarla kilo kontrolü konusunda görüşülmeli, eklem üzerindeki yük azaltılmalıdır. Ağrıyı kontrol etmek için nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar (NSAİİ) kullanılabilir. Fizik tedavi programları, eklem hareket açıklığını korumaya ve çevre kasları güçlendirmeye yöneliktir. Ayrıca yürüyüş sırasında destek amaçlı baston kullanılması önerilebilir.

Bunlarla birlikte, hastalığın ileri evrelerinde cerrahi tedavi gerekebilir. En sık uygulanan yöntem kalça protez cerrahisidir. Total kalça artroplastisi, eklem yüzeylerinin yapay bileşenlerle değiştirilmesini sağlar ve hastanın ağrısını önemli ölçüde azaltırken fonksiyonunu düzeltir. Protez cerrahisinin başarısı, doğru hasta seçimi, cerrahi teknik ve postoperatif rehabilitasyon ile yakından ilgilidir.

Alternatif cerrahi yöntemler arasında osteotomi (kemik kesme ve hizalama ameliyatları) ve artroskopik cerrahi de bulunur fakat bunlar genellikle erken evrede veya özel durumlarda tercih edilir. Ayrıca hastalar için invaziv olmayan yöntemlerin gelişimi, gelecekte tedavi seçeneklerini genişletme potansiyeline sahiptir.

Sonuç olarak, kalça ekleminde artrozun erken tanısı ve uygun yönetimi hastaların yaşam kalitesinde belirgin iyileşme sağlar. Prof. Dr. Halil İbrahim Balcı’nın klinik deneyimleri ve güncel literatür doğrultusunda tedavi planı oluşturmak, hastaların fonksiyonel bağımsızlığını sürdürmesi açısından kritik önem taşır.