Çocuklarda Kemik Tümörleri: Belirtiler ve Erken Teşhis Önemi

Çocuklarda Kemik Tümörleri: Belirtiler ve Erken Teşhis Önemi

Çocuklarda Kemik Tümörleri: Belirtiler ve Erken Teşhis Önemi

Kemik tümörleri, osseöz dokuya yani kemik dokusuna oluşan anormal hücre büyümeleridir. Çocuklarda görülen kemik tümörleri, yetişkinlere kıyasla farklı tiplerde olup, genellikle malign (kötü huylu) olabilme potansiyeline sahiptir. Bu nedenle çocuklarda kemik tümörlerinin erken teşhisi ve doğru tanı, tedavi sürecinin başarısı için kritik bir aşama olarak görülür.

Kemik tümörleri başlıca primer tümörler ve metastatik tümörler şeklinde sınıflandırılır. Primer kemik tümörleri, kemikte doğrudan oluşan ve çoğunlukla osteosarkom, Ewingsarkom gibi türleri içeren malign tümörlerdir. Kemik tümörlerinin nadiren iyi huylu formları da görülebilmektedir.

Çocuklarda kemik tümörlerinin belirtileri genellikle başlangıç evresinde belirgin olmayabilir. Ancak aşağıdaki bulgular aksayan veya devam eden bir durumu işaret edebilir:  

  • Ağrı: En sık rastlanan belirtidir. Başlangıçta ara ara oluşan ağrılar, zamanla sürekli ve şiddetlenebilir. Özellikle gece ağrısı dikkati çekmelidir.  
  • Şişlik veya kitle: Tümörün bulunduğu bölgede şişlik veya ele gelen kitle olabilir.  
  • Hareket kısıtlılığı: Tümörün etkilediği kemik veya eklem hareketlerinde azalma olabilir.  
  • Kemik zayıflaması ve damar-yumuşak doku belirtileri: Tümör kemikte zayıflamaya yol açarak kırıklara zemin hazırlayabilir.  
  • Genel belirtiler: Ateş, kilo kaybı, halsizlik gibi sistemik belirtiler bazı malign tümörlerde görülebilir.

Kemik tümörlerinin erken tanısında ayrıntılı değerlendirme ve ileri görüntüleme yöntemleri şarttır. Fizik muayenede şişlik, hassasiyet ve hareket kısıtlılığı başlıca bulgular olarak değerlendirilir. Röntgen, tümörün lokalizasyonunu ve kemikte oluşturduğu değişiklikleri gösteren ilk basamak görüntülemedir. Ancak tanı için genellikle manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ve bilgisayarlı tomografi (BT) gibi ileri görüntüleme teknikleri kullanılır. Kesin tanı amacıyla biyopsi zorunludur. Biyopsi, tümörün tipinin histopatolojik inceleme ile belirlenmesini sağlar.

Kemik tümörlerinde erken teşhis, tedavi başarısını doğrudan etkileyen bir faktördür. Erken tanı konulduğunda, cerrahi müdahale, kemoterapi ve radyoterapi gibi tedavi seçenekleri daha etkin kullanılabilir. Özellikle malign (kötü huylu) kemik tümörlerinde geciken tanı, tümörün yayılmasına (metastaz) ve tedavi sürecinin zorlaşmasına neden olabilir. Buna bağlı olarak yaşam kalitesi düşer ve tedavi başarısı azalır.

Erken teşhisin önemi çocuk ortopedisi ve onkolojisi alanındaki multidisipliner yaklaşımlar sayesinde artmıştır. Çocukların kemik anomalileri ve ağrı şikayetleri dikkatle izlenmeli, özellikle kronikleşen, sebebi açıklanamayan ağrılar ve şişlikler için mutlaka uzman değerlendirmesi yapılmalıdır.

Kemik tümörleri tanısı alan çocuklarda tedavi planlaması, tümörün tipi, yaygınlığı ve hastanın genel sağlık durumu göz önünde bulundurularak yapılır. İlizarov gibi eksternal fiksatör sistemleri ve ekstremite rekonstrüksiyon cerrahisi, tümör çıkarma sonrası kemik kaybı olan hastalarda fonksiyonel iyileşmeyi sağlamak için uygulanabilir.

Sonuç olarak, çocuklarda kemik tümörleri dikkatle değerlendirilmesi gereken ciddi hastalıklardır. Erken tanı ve multidisipliner tedavi yaklaşımları, çocukların yaşam kalitesini artırmada önemli rol oynar.