Çocuklarda Diz Deformiteleri: O-Bacak ve X-Bacak Tedavisi

Çocuklarda Diz Deformiteleri: O-Bacak ve X-Bacak Tedavisi

Çocuklarda Diz Deformiteleri: O-Bacak ve X-Bacak Tedavisi

Çocukluk çağında diz deformiteleri oldukça yaygın karşılaşılan ortopedik sorunlardır. En sık görülen deformiteler O-bacak (varus deformitesi) ve X-bacak (valgus deformitesi) olarak tanımlanır. Bu bozukluklar, çocukların günlük aktivitelerini ve ilerideki yaşam kalitelerini etkileyebileceği için erken tanı ve uygun tedavi önem taşır.  

Diz deformiteleri neden oluşur?  

Çocuklarda dizin şekil bozuklukları genellikle büyüme süreci ile ilgilidir. Normalde çocuklukta dizlerin birbirinden açıldığı veya kapandığı belirli fazlar vardır. Örneğin; yenidoğan döneminde dizler genellikle O-bacak görünümündedir, 2-3 yaşlarında X-bacak gelişir ve 7-8 yaşlarında dizler doğal, düz hizaya gelir.  

Ancak bu fizyolojik gelişim dışında bazı durumlarda patolojik koşullar söz konusu olabilir. Beslenme bozuklukları (örneğin D vitamini eksikliği nedeniyle raşitizm), genetik faktörler, metabolik hastalıklar, doğumsal kemik hastalıkları ve travmatolojik etkiler sonucu kalıcı diz deformiteleri ortaya çıkar. Ayrıca enfeksiyonlar, tümörler veya büyüme plağı hasarları da dejeneratif diz eğriliklerine neden olabilir.  

O-bacak (Varus deformitesi) nedir?  

O-bacakta, dizler birbirinden uzakta, ayak bilekleri birbirine yakındır. Dizler dışa doğru açılmış gibi görünür. Bu durum çocuklarda genellikle doğumdan sonra sık izlenen fizyolojik bir fazdır. Fakat 2 yaşından sonra devam eden, ilerleyen veya tek taraflı olan varus deformitesi patolojik olabilir. Özellikle raşitizm, Blount hastalığı ve kalça-diz-bilek deformiteleri bu durumun başlıca sebeplerindendir.  

X-bacak (Valgus deformitesi) nedir?  

X-bacakta ise dizler birbirine yaklaşmış, ayak bilekleri ise açık konumdadır. Bu durum, özellikle 2-4 yaş aralığında normal gelişim aşamasının bir parçası olarak kabul edilir. Ancak 7-8 yaşından sonra devam eden veya şiddetli olan valgus deformitesi normal dışıdır ve tedavi gerektirebilir. İyi ayarlanamayan büyüme alanı etkilenmeleri, metabolik hastalıklar, kemik enfeksiyonları gibi faktörler bu duruma yol açabilir.  

Belirtiler ve Tanı Yöntemleri

Diz deformitelerinin ilk belirtileri genellikle şekil bozukluğu ve yürüyüşte düzensizliktir. Çocukta bacak boyları arasında uzunluk farkı, yürürken bacakların çarpık durması veya ağrı gözlemlenebilir. İleri vakalarda eklem sertliği, kas dengesizliği ve sakatlık gelişebilir.  

Tanı için öncelikle detaylı anamnez ve fizik muayene yapılır. Röntgen çekimleri deformitenin derecesini belirlemek için zorunludur. Gerekirse bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ile büyüme plaklarındaki hasar, kemik yapısı ve yumuşak dokular incelenir.  

Tedavi yöntemleri

Tedavi yaklaşımı; deformitenin tipine, şiddetine, nedenine ve çocuğun yaşına göre değişiklik gösterir. Erken dönemde uygulanan konservatif yöntemler çoğu vakada yeterli olabilir.  

Konservatif tedavi

Genellikle 2 yaş altındaki çocuklarda takip önerilir çünkü fizyolojik deformitelerin düzelme potansiyeli yüksektir. Ayrıca vitamin D ve kalsiyum gibi eksikliklerin giderilmesi, beslenme düzeninin sağlanması önem taşır. Düzeltici egzersizler, ortopedik tabanlıklar veya gece atelleri destekleyici olabilir ancak etkinliği sınırlıdır. Raşitizm gibi metabolik hastalıklarda medikal tedavi önceliklidir.  

Cerrahi tedavi

Deformite 7-8 yaşından sonra hala devam ediyor, ilerliyor veya çocukta fonksiyonel kayıp, ağrı var ise cerrahi seçenekler değerlendirilir. Erken dönemde büyüme plaklarına müdahale (büyüme yönlendirilmesi) ile diz eğriliğinin düzeltilmesi mümkün olabilir. Halka eksternal fiksatörler (İlizarov yöntemi gibi) ve osteotomi teknikleri ile kemiklerin yeniden hizalanması sağlanır.  

Cerrahi tedavide amaç dizin doğal biomekaniğini yeniden kazandırmak, ileride gelişebilecek artrit ve deformiteleri önlemektir. Bu süreç, uzman bir ortopedi ve travmatoloji doktorunun yakın takip ve multidisipliner yaklaşımı ile planlanmalıdır.  

Tedavi Sonrası Bakım ve Takip  

Tedaviden sonra düzenli kontrollere devam edilmelidir. Fizik tedavi ile diz ve bacak kaslarının kuvvetlendirilmesi, hareket açıklığının korunması sağlanır. Gerekirse büyüme sürecinde periyodik cerrahi müdahaleler gerekebilir.  

Sonuç olarak, çocuklarda diz deformitelerini erken dönemde tanımlamak ve uygun adımları zamanında atmak, yaşam kalitesini artırır. Ailelerin ve sağlık profesyonellerinin diz şekil bozukluklarına karşı dikkatli olması önerilir.