Boy Uzatma Ameliyatında Precice ve İlizarov Karşılaştırması
Boy uzatma ameliyatları, özellikle doğuştan gelen boy kısalığı, travmatik nedenler veya kozmetik amaçlarla tercih edilen cerrahi işlemler arasında yer almaktadır. Teknolojideki gelişmelerle birlikte bu operasyonlarda kullanılan yöntemler de çeşitlenmiştir. Bu bağlamda, geleneksel ve uzun süredir uygulanan İlizarov yöntemi ile son yıllarda tercih edilen modern implant sistemlerinden Precice yöntemi ön plana çıkmaktadır. Bu yazıda, her iki yöntemin özellikleri, avantajları, dezavantajları ve klinik uygulamadaki farklılıkları detaylı şekilde ele alınacaktır.
İlizarov Yöntemi
İlizarov yöntemi, Sovyet ortopedist Gavriil Abramovich Ilizarov tarafından geliştirilmiş, dışa montelenen halka ve çubuklardan oluşan bir eksternal fiksatör sistemidir. Bu sistem, kemiklerin yavaşlatılmış kontrollü kırılması ve ardından kemik uzamasına izin verecek şekilde düzenli çekme kuvveti uygulanması esasına dayanır. Kemik kesildikten sonra, hastanın kemik dokusu kendini hızla yeniler ve yeni kemik oluşumu gerçekleşir.
Avantajları arasında cerrahinin görece basitliği, maliyetinin görece düşük olması ve özellikle deformite düzeltmelerinde esnekliğin yüksek olması yer alır. İlizarov cihazı, sadece boy uzatma değil, aynı zamanda kaynamama, kemik enfeksiyonları ve deformite cerrahilerinde de etkin biçimde kullanılmaktadır.
Ancak, bu yöntemin bazı dezavantajları bulunmaktadır. Hastanın tedavi süresince halka fiksatörle yaşaması, bu cihazın günlük hayat konforunu azaltması, cihaz bölgesinde cilt enfeksiyonu riski, cihazın ağırlığı ve bakım zorluğu sıkça karşılaşılan sorunlardandır. Ayrıca, iyileşme ve rehabilitasyon süreçleri uzun olabilmektedir.
Precice Yöntemi
Precice yöntemi, son teknoloji manyetik kontrollü intramedüller (kemik içi) uzatma sistemi şeklinde tanımlanabilir. Bu sistemde, kemik içine yerleştirilen bir uzatma çubuğu, elektromanyetik dalgalarla dışarıdan kontrol edilerek kemik uzatılması sağlanmaktadır. İlizarov yönteminin aksine herhangi bir dış fiksatör veya cihaz kullanılmaz.
Precice yönteminin avantajı, minimal invaziv bir süreç olması ve cihazın tamamen içerde bulunması nedeniyle hastanın günlük aktivitelerinde oldukça özgür olmasıdır. Enfeksiyon riski dış fiksatörlerde olduğu kadar yüksek değildir. Ayrıca uzatma işlemi, dışardan manyetik kumanda ile kontrollü olarak ve hasta dostu bir şekilde yapılabilir. Ameliyat sonrası konfor ve estetik açıdan da avantajlıdır.
Bununla birlikte, Precice sisteminin maliyeti İlizarov’a göre oldukça yüksektir. Ayrıca, belirli kemik kalınlığı ve yapılarına uygunluk gibi teknik kısıtlamalar söz konusudur. Bu yöntemin uygulanması öncesinde hastanın uygunluğu detaylı olarak değerlendirilmelidir. Ayrıca, sistem mekanik arızalarına karşı dikkatli olunmalı ve düzenli takip gereklidir.
Klinik Uygulama ve Hangi Yöntem Ne Zaman Tercih Edilir?
Hangi yöntemin tercih edileceği, hastanın yaşı, kemik yapısı, uzatma miktarı, sosyoekonomik durumu ve tercihine bağlıdır. İlizarov özellikle karmaşık deformite düzeltmeleri ve ağır enfeksiyonlu vakalarda ya da düşük bütçeli koşullarda tercih edilirken, Precice yöntemi daha çok kozmetik amaçlı boy uzatma, enfeksiyon riski düşük hastalar ve daha kısa rehabilitasyon isteyen hastalar için uygundur.
Uzun uzatma miktarlarında İlizarov’un daha dayanıklı olduğu gözlemlense de, Precice yenilikçi çözüm olarak etkinlik göstermektedir. Her iki yöntemde de hastaların düzenli medikal kontrolleri, fizik tedavi ve rehabilitasyon programlarına uyumu tedavi başarısını artıran önemli etkenlerdir.
Teknik detaylar, hasta memnuniyeti, komplikasyon riski ve yaşam kalitesi değerlendirilerek cerrah ve hasta birlikte karar vermelidir. Gelişen teknoloji ile birlikte, Precice gibi manyetik kontrollü sistemlerin daha da yaygınlaşması beklenmektedir.